admin

admin

29 Mart 2025 Cumartesi

Ramazan İregör: “Bayram, Paylaştıkça Büyüyen Bir Mutluluktur”

Ramazan İregör: “Bayram, Paylaştıkça Büyüyen Bir Mutluluktur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yüreğir Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ramazan İregör: Ramazan’ın Ardından Bayramın Anlamı

Ramazan ayı boyunca sabrın sınavını verdik; açlıkla, susuzlukla nefislerimizi terbiye ettik. Geceleri teravihle, sahurlarla, dualarla manevi bir yolculuğa çıktık. Komşularımıza iftar sofralarında yer açtık, yetimlerin başını okşadık, ihtiyaç sahiplerine el uzattık. Zekâtla, fitreyle, sadakayla paylaşmanın hazzını yaşadık. Şimdi ise bu güzel hasletleri bayramın coşkusuyla taçlandırma vakti geldi. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca biriktirdiğimiz bu erdemleri, sevgiyle, muhabbetle ve dostlukla çevremize yayma zamanıdır.

Birlik ve Beraberlik Zamanı

Yüreğir Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ramazan İregör, bayramın birlik ve beraberlik için bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Bayram, dargınlıkların unutulduğu, kırgınlıkların yerini barışın aldığı, küslerin kucaklaştığı bir dönüm nokt asıdır. Gönül kapılarımızı ardına kadar açalım; akrabalarımızla, komşularımızla, dostlarımızla hasret giderelim. Bir telefonla uzakları yakın edelim, bir selamla kalpleri ısıtalım. Bayramın birleştirici gücüyle, aramıza örülen duvarları yıkalım; sevgiyle, saygıyla ve anlayışla yeni bir sayfa açalım.” dedi.

Geleneklerimizle Bayramı Yaşayalım

Ramazan Bayramı, köklü geleneklerimizin hayat bulduğu bir şenliktir. Bayram namazıyla başlayan bu mübarek gün, büyüklerimizin ellerini öperek, onların hayır dualarıyla ruhumuzu aydınlatarak devam eder. Yüreğir Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ramazan İregör, özellikle gençlere ve çocuklara bayram coşkusunu yaşatmanın önemine dikkat çekerek, “Bayram harçlıkları, şekerler ve hediyelerle çocuklarımıza bu özel günlerin anlamını hissettirelim. Kapımızı çalan küçük misafirlerimize kolonya ve şeker ikram edelim, onların güzel anılarla büyümesine katkı sağlayalım.” çağrısında bulundu.

Dayanışma ve Yardımlaşma Ruhu

Bayram, yalnızca ailemiz ve yakın çevremizle değil, toplumun her kesimiyle dayanışma ve yardımlaşma ruhunu canlandıran bir fırsattır. Ramazan İregör, “Bu mübarek günlerde kimsesizleri, yoksulları, hastaları ve gönlü kırık olanları unutmayalım. Bir tabak yemek, bir küçük hediye ya da sıcak bir tebessüm bile onların bayram sevincini artırabilir. Unutmayalım ki, bayram, paylaştıkça büyüyen bir mutluluktur.” ifadelerini kullandı.

Dilekler ve Dualar

Yüreğir Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ramazan İregör, Ramazan Bayramı’nın barış, sevgi ve huzur getirmesi dileğiyle şu açıklamalarda bulundu: “Ramazan Bayramı’nın tüm milletimize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Bayramın her anı, sevgiyle dolu hatıralarla, dostlukla perçinlenmiş bağlarla ve barışla örülmüş bir dünya hayaliyle geçsin. Savaşların sona erdiği, gözyaşların dindiği, çocukların korkusuzca güldüğü bir dünya için dua ediyorum. Bayramın tatlısı, huzuru ve bereketi herkese nasip olsun. Bu vesileyle, tüm hemşerilerimin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramınız mübarek olsun!”

Devamını Oku

Çoban Yurtçu’nun 44. Yılında Gazetecilik İlkeleri Anıldı

1

BEĞENDİM

ABONE OL

Esendemir: “Çoban Yurtçu’nun Gazetecilik İlkelerini Yaşatıyoruz”

Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkan Vekili ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Başkanı Cafer Esendemir, 1975 yılında kurulan ve 6 yıl başkanlığını üstlenen, 14 Mart 1981’de vefat eden M. Çoban Yurtçu’yu saygı ve minnetle andıklarını belirtti.

ÇGC’nin kurucu başkanı Çoban Yurtçu’nun 44. ölüm yıldönümü nedeniyle Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Esendemir, “Kurucumuz Çoban Yurtçu, meslek ilkeleri ve etik anlayışıyla gazeteciliğe olan katkılarını uzun yıllar boyunca sürdürmüş, kendisinden sonra gelen meslektaşlarının meşalesi olmuştur. Yurtçu’nun vizyonu ve mücadeleci ruhu, günümüzde hâlâ gazetecilerin rehberi olmayı sürdürüyor. Biz de onun meslek ilkelerini yaşatmaya devam ediyoruz” dedi.

Esendemir, Çoban Yurtçu’nun cemiyetin kurumsal yapısı ve toplumdaki saygınlığıyla bugünlere ulaşmasındaki katkılarının asla unutulamayacağını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Çoban Yurtçu, gazeteciliği sadece bir meslek değil, aynı zamanda toplumun aydınlanmasına katkı sağlama aracı olarak görüyordu. Biz de bu anlayışı yaşatıyoruz. Onun gazetecilik mesleğinin yükselmesi için yaptığı fedakârlıklar ve gazetecilik standartlarına verdiği önem hâlâ bugünkü gazetecilere ışık tutmaktadır. Gazetecilik mesleğini, doğru bilgiye ulaşma ve bu bilgiyi halka en doğru şekilde aktarma sorumluluğuyla yapan meslektaşlarımızın, kurucumuz Çoban Yurtçu’nun mirasına sahip çıkarak, onun adını yaşatmaya devam edeceğine inanıyoruz.”

Esendemir, 50. yılını kutlayacak olan Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nin her zamankinden daha güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini belirterek, geçmişten günümüze emek veren tüm başkan ve yöneticilere de katkılarından dolayı teşekkür etti.

Devamını Oku

Niloya ve Arkadaşları Adana’ya Geliyor

Niloya ve Arkadaşları Adana’ya Geliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin sevilen yerli çizgi film kahramanı Niloya, arkadaşları Mete ve Tospik’le birlikte de minik dostlarını yalnız bırakmıyor. Çizgi kahramanlar, eğlenceli dansları ve hafızalara kazınan şarkıları eşliğinde gerçekleştirecekleri “Müzik Kutusu Müzikali” ile minik dostlarının hafta sonu keyfini ikiye katlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda Niloya ve arkadaşları 15 Mart Cumartesi günü saat 13.00’de 01 Burda PGM Performans Gösteri Merkezi Sahnesi’ndeki gizemli bir sesin peşine düştükleri maceraya davet ediyor.

TRT Çocuk ekranlarında ve yaklaşık 6 Milyon aboneye yaklaşan YouTube kanalında maceralarını paylaşan Niloya, eğitici ve öğretici içerikleri ile 7’den 70’e herkesin büyük beğenisini kazanmaya devam ediyor. Müzikalleri ile her ay farklı şehirlerde sevenleriyle bir araya gelen, doğru beslenme, kişisel bakım, çevre ve hayvan sevgisi konularında çocuklara eğitici ve öğretici mesajlar veren Niloya ve arkadaşları, hafta sonu tatilinde de minik dostlarını yalnız bırakmıyor.

Bu kapsamda Niloya ve arkadaşları, 15 Mart Cumartesi günü saat 13.00‘de 01 Burda PGM Performans Gösteri Merkezi Sahnesi’nde sevenleriyle bir araya gelecek.

Ses Nereden Geliyor? 

Çizgi kahramanlar, duydukları gizemli sesin peşine düşerken, bu arayışa minik dostlarını da davet ediyor. Arkadaşı Mete ile gizemli bir ses duyan Niloya sesin nasıl ve nerden geldiğinin peşine düşer. Buldukları eski bir radyodur. Sonrasında babasına ait olduğunu öğrendiği radyoyu bıraktığı yerde bulamaz. Niloya karşılaştığı meraklı kargalardan yardım ister; kukla oynatıcısında gördüğü başka bir radyo kafasını karıştırır. Uzun ve sürprizli bu serüvende Mete, Murat, baba, Tospik, Bay vakvak ve Kargalar Niloya’nın yol arkadaşları olacaktır.

Devamını Oku

Agaser Gümüş Kremi: Cilt İltihaplarına Karşı Etkili Çözüm!

Agaser Gümüş Kremi: Cilt İltihaplarına Karşı Etkili Çözüm!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Agaser Gümüşsuyu Cilt Kremi ile Sağlıklı Cilt Bakımı ve Etkili Tedavi

Agaser Kozmetik Tic. Ltd. Şti.Agaser Gümüşsuyu Cilt Kremi’nin üreticisi olarak, cilt bakımı alanında devrim niteliğinde bir ürün sunuyor. Şirketin kurucusu ve CEO’su Serhat Kılıç, Türk Hristiyan Birliği Kiliselerine katıldı ve ticarî loca kaydını yaptırarak, ürünlerini Türk Hristiyan Birliği ticari loca üzerinden tanıtmaya başladı. Rusya, Avrupa ve ABD pazarlarına başarıyla giriş yaptı. Ürün, özellikle Rusya-Ukrayna savaşında Rus askerlerinin yanık tedavisinde kullanılarak büyük takdir topladı. Agaser Gümüşsuyu Cilt Kremi, uzun çalışmalar sonucu geliştirilmiş, son derece etkili bir cilt bakım ürünüdür.

Agaser Gümüşsuyu Cilt Kremi, özellikle sivilcesedefrosacea (gül hastalığı)mantargüneş yanığı ve yanıklar gibi cilt sorunlarında faydalıdır. Avrupa ve Rusya pazarında hatırı sayılır bir yer edinmiş olan Agaser Gümüşsuyu Cilt Kremi, şimdi de Türkiye pazarında yer edinmeyi hedeflemektedir.

Agaser Gümüş Kremi, içeriğinde %99.9 saf kolloidal gümüş bulundurur. Bu güçlü içerik, kremi son derece etkili ve güvenilir kılar. Agaser Gümüş Kremi, antibakteriyel özellikleriyle cildin koruyucu bariyerini güçlendirir, kızarıklık ve tahrişi hızla giderir. Ayrıca, cilt bakımına katkı sağlayan pek çok doğal yağ ile zenginleştirilmiştir. Bu sayede, özellikle kuru, tahriş olmuş ve strese maruz kalmış ciltler için mükemmel bir bakım sunar.

Doğal içeriklerle üretilmiş Agaser Krem, koruyucu madde, tatlandırıcı veya renklendirici içermez. Bu nedenle, alerjisi olanlar veya çok hassas cilde sahip kişiler (örneğin nörodermatit) için idealdir.

Agaser Gümüş Kremi, antibakteriyel ve antimikotik (mantar karşıtı) etki göstererek, sivilcerosaceanörodermatit gibi iltihaplı, tahriş olmuş ve kızarmış ciltleri iyileştirir. Aynı zamanda yaraların iyileşmesini hızlandırırSedef hastalığı ve nörodermatit gibi cilt hastalıkları tedavisinde de etkili bakım sağlar. Gençlerdeki problemli ciltlerde (akne ve lekelenmiş ciltlerde) de kullanılabilir.

Gümüşün cilt bakımındaki etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Eski Mısırlılar, yaraların iyileşmesini hızlandırmak ve mikropların yayılmasını engellemek için gümüş kullanmışlardır. Gümüş, mikroplar, bakteriler ve mantarların neden olduğu cilt iltihaplarına karşı etkilidir. Bu nedenle Agaser Gümüş Kremi, akne, nörodermatitmantarlara ve rosacea (gül hastalığı) tedavisinde etkin bir çözüm sunar.

Agaser Gümüş Kremi‘nin etkili depo etkisi, gümüş iyonlarının gün boyu ciltte salınmasına olanak tanır. Bu sayede, cilt tüm gün boyunca korunur ve bakımı devam eder.

Devamını Oku

Evanjelik Kiliseleri ve Türkiye’deki Sosyal Etkileri Üzerine Bir Bakış

Evanjelik Kiliseleri ve Türkiye’deki Sosyal Etkileri Üzerine Bir Bakış
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’de Evanjelik Kiliseleri ve Misyonerlik Faaliyetleri

Türkiye’de Evanjelik kiliseleri, Hristiyanlık öğretilerini yayma amacıyla farklı yapılar ve statüler altında misyonerlik faaliyetlerini sürdürmektedir. Ülkede faaliyet gösteren kiliseler, genellikle dernek, vakıf ve birlik statülerinde örgütlenmiş durumdadır. Bu kiliseler, özellikle genç nüfusu hedef alan etkinlikler, İncil dağıtımı ve davet çalışmalarıyla tanınmaktadır. Peki, Türkiye’deki Evanjelik kiliseleri nasıl bir rol üstleniyor ve misyonerlik faaliyetleri toplumda nasıl yankı buluyor?

Türkiye’deki Kilise Türleri ve Misyonerlik Yapıları

Türkiye’de Evanjelik kiliseleri ve diğer Hristiyan gruplar, üç ana kategoride faaliyet göstermektedir:
  1. Dernek, Vakıf ve Birlik Statüsündeki Kiliseler: Halka açık olan bu kiliseler, gençler tarafından organize edilen sosyal etkinlikler ve İncil dağıtımı gibi yöntemlerle misyonerlik çalışmalarını yürütmektedir. Bu yapılar, Evanjelik kiliseleri arasında en aktif misyonerlik faaliyetlerini gerçekleştirenler olarak öne çıkmaktadır.
  2. Patrikhane Düzeyinde Kiliseler: Doğu Roma ve Batı Roma geleneğini sürdüren bu kiliseler, genellikle toplumda önemli pozisyonlara sahip bireylerin yer aldığı cemaatlerden oluşur. Misyonerlik faaliyetleri burada daha az görünür olsa da, kültürel ve dini etkileşim devam etmektedir.
  3. Özel Kiliseler: Türk Hristiyan Birliği Kiliseleri gibi özel yapılar, katılımın tavsiye üzerine olduğu ve aidat sistemiyle işleyen topluluklardır. Bu kiliseler, ticari, kültürel ve dini alanlarda üyelerini bir araya getirerek Evanjelik kiliselerinin etkisini artırmaktadır.
Ayrıca, tarikat benzeri yapılar da dikkat çekmektedir. Bu tür oluşumlar, farklı inançlardan bireyleri bir araya getirerek ruhsal rahatlama ve bilinçaltı temizliği gibi hedeflerle faaliyet göstermektedir.

Evanjelik Misyonerlik Nedir?

“Misyonerlik” kelimesi, Latincedeki “Mission” teriminden türemiş olup “yetki ve görev” anlamına gelmektedir. Evanjelik misyonerler, Hristiyanlık öğretilerini yaymak için yetkili kişiler olarak farklı toplumlara ulaşmayı amaçlar. Türkiye’de bu misyonerler, genellikle Evanjelik kiliseleri bünyesinde etkinlikler düzenleyen, İncil dağıtan ve insanları kiliseye davet eden bireylerdir. Bu faaliyetler, çoğunlukla dernek, vakıf ve birlik statüsündeki kiliseler aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

Evanjelik Kiliselerin Toplumdaki Rolü


Evanjelik kiliseleri, Türkiye’de farklı sosyal grupları bir araya getirerek üyelerine ruhsal destek sağlamaktadır. Ticari loca ve kültürel organizasyonlarla bütünlük oluşturan bu yapılar, bireylerin manevi dünyasına hitap eden çalışmalar yürütmektedir. Özellikle genç nüfusun ilgisini çeken bu faaliyetler, toplumun farklı kesimleri arasında tartışma konusu olmaktadır.

Toplum Üzerindeki Etkiler ve Tartışmalar

Türkiye’deki Evanjelik kiliseleri ve misyonerlik faaliyetleri, ülkedeki dini çeşitliliğin bir parçası olarak öne çıksa da, bu çalışmaların toplum üzerindeki etkileri merak uyandırmaya devam etmektedir. Kimileri bu faaliyetleri kültürel bir zenginlik olarak görürken, kimileri ise geleneksel değerlere yönelik bir tehdit olarak algılamaktadır. Bu durum, Evanjelik kiliselerinin Türkiye’deki varlığını ve misyonerlik çalışmalarını daha da dikkat çekici hale getirmektedir.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.